Kategoriler

Bağlantılar

  • BEDAVA MP3 İNDİR !
  • Antispam
    SüperTeklif'e üye ol, sen de kazan!

    MÜZİK DİNLE

    OLUŞTURAN : BESTOFMUSİC.TK

    ÖZELLEŞTİRMENİN TÜRKİYE ZARARLARI


    25/2/2008 | Kategori: ODEV_EVI |

    ÖZELLEŞTİRMENİN TÜRKİYE ZARARI

     Özelleştirmenin halkı fakirleştirmemesi, tersine zenginleştirmesi gerekir.  Türkiye’de kamu tesisleri satılarak elde edilen fonlar ya siyasî amaçlarla ya da ekonominin açıklarını kapatmak için kullanılıyor. Yeni yatırım yapılmıyor. Böylece hem halkın serveti eksiliyor, hem de -Telekom’da olduğu- gibi toplum satılan kuruluşların gelirinden yoksun kalıyor. Dahası eğer kamu kuruluşu yabancıya satılmışsa, sağlanan kâr döviz olarak dışarıya gidiyor.

    Türkiye’de özelleştirmelerin yüzde 70’i blok satış yoluyla, yüzde 13’ü halka arz yöntemiyle yapılmıştır. Oysa bunun tam tersi olmalı, özelleştirmelerin büyük kısmı halka arz yoluyla yapılmalıydı. Çünkü bu tesisler Türk halkının ödediği vergi gelirleriyle kurulmuş, halkın malı olan tesislerdir. Dolayısıyla geniş halk kitlelerinin ortaklığına açılmaları gerekirdi. Örneğin, İngiltere’de böyle yapılmıştır.

    2) Hâkim satış yönteminden dolayı, Türkiye’de özelleştirme uygulamasının ekonomik ve sosyal dayanışmaya katkısı olmamıştır. Bu katkıya güzel bir örnek İngiltere ışçi Partisi’nin özelleştirme uygulamalarıdır. İngiltere’de özelleştirmenin sosyal boyutu öne çıkarılmış, “paydaş toplum” kavramı geliştirilmiştir. Paydaş toplum anlayışı, özelleştirmede halka arz uygulamalarına öncelik verir. Blok satışlar yöntemi, ancak “halka arzı” teknik ve mali nedenlerle mümkün olmayan firmaların özelleştirilmesinde kullanılmalıydı.

    Bundan başka doğal tekel niteliğinde olan “enerji ve altyapı” alanında üretim yapan firmalarla “mâli kesim”de faaliyet gösteren büyük firmaların özelleştirilmesi yanlıştır.

    3) Eğer özelleştirilen tesis yabancıya satılmışsa, bir sorunla daha karşılaşıyoruz: Yabancı girişimci genellikle ihracat eğilimi göstermiyor. Tersine ithalatı artırıyor, büyük alış veriş merkezleri örneğinde olduğu gibi kendi ülkelerinden ithal ettikleri malları yurt içinde satıyorlar. Sonuçta bu şirketlerin ya da yabancı ortaklarının kendi ülkelerine yaptıkları kâr transferleri cari işlemler dengemizi olumsuz etkilemektedir. Nitekim böyle de olmuştur.

    4) Türkiye’de özelleştirme süreci işsizliğe yol açmıştır. ışini kaybedenlerin sayısı 16 binin üzerindedir. Öte yandan özelleştirmeden elde edilen gelirler, özelleştirme mağdurlarına iş yaratmak için kullanılmamıştır. Yatırıma dönüşmesi gereken özelleştirme gelirleri hazine hesapları içerisinde âdeta yok olup gitmiş, israf edilmiştir.

    5) Bazı özelleştirmelerde hukuk ihlali vardır. Nitekim Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun’un 2. maddesi şöyledir: “Özelleştirme uygulamalarından elde edilecek gelirler genel bütçe harcama ve yatırımlarında kullanılamaz.” Bu hüküm hâlâ yürürlüktedir. Ne var ki aynı kanunun 10. maddesi değiştirilerek gelirlerin Genel Bütçe’ye aktarılmasına olanak sağlanmıştır. Ancak bu durum ilke maddesine aykırıdır. Bu bakımdan özelleştirme gelirlerinin genel bütçeye aktarılması hukukî açıdan tartışmalıdır.

    6) Yapılan özelleştirmelerle halkın malı özel sektöre peşkeş çekilmiştir: Türk Telekom A.Ş.’nin sermayesinin yüzde 55’i 6 milyar 550 milyon dolara satılmıştır. Firmanın toplam değeri 11 milyar 909 milyon dolara ulaşmaktadır. Halbuki nüfusu 33 milyon olan Fas’ın telefon şirketi Maroc Telekom’un değeri 13.5 milyar dolardır. Sadece bu kıyaslama bize Türk Telekom A.Ş.’nin satış değeri hakkında çarpıcı bir örnektir.

    7) Özelleştirme pahalılığa yol açmıştır. Örneğin telefon, elektrik, gaz, su gibi doğal tekellerde ürün fiyatları artmıştır. Dünyada özelleştirme sonrası konuşma ücretlerine fiyat artışı isteyen tek telefon firması Türk Telekom’dur.        

    TELEKOM ÖZELLEŞTİRMESİNDE İKİ ZARAR

    Telekom’un özelleştirilmesi ekonomimize pek çok zarar vermiştir. Bu zararlar şunlar olabilir: Dış bağımlılığın artması, döviz kaybı, ekonomik yolsuzluk, halkın malının gasbedilmesi, halkın malının özel kesime aktarılması, pahalılığa yol açılması, ulusal güvenliğin tehlikeye atılması, ulusal servet ve pazarların yabancıların eline geçmesi, gelir kaybı, vergi kaybı.

    Benim burada yapacağım gözlemler şu iki zararla ilgili: Vergi kaybı ve tekelleşme. Diğerlerinin gözlemi başta üniversite mensupları olmak üzere, genç araştırmacılarımızı bekliyor.

    A) Telek om’un Ödediği Vergi Azaldı

    Zararın ilk kanıtı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin vergi kaybına uğramasıyla ilgilidir. “Hükümet bir işletmeyi özel sektöre devrederken, sadece bir tesisi değil, daha sonraki yıllarda temettü ve vergi gelirlerinin büyük bir kısmını da devretmiş oluyor. Çünkü özelleştirmelerin hemen ardından olan, genellikle şu: Satılan KİT’lerin ödedikleri vergi oranları düşerken, Hazine’nin gelir kalemleri de azalıyor.” Nitekim Türk Telekom özelleştirildikten, bir yabancının, Lübnanlı Hariri’nin mülkiyetine geçtik ten sonra devlete çok daha az vergi ödemeye başlamıştır. Türk Telekom, stratejik öneme sahip, kâr eden bir kuruluştu

     B) Telekom Özelleştirmesiyle Yeni Bir Tekel Yaratıldı

    Özelleştirmenin önemli bir sakıncası da bazı hallerde tekele yol açması, ya da mevcut bir tekeli daha muzır bir hale getirmesidir. Telekom özelleştirmesi bunlardan ikinci halin bir örneğidir.

    Yorum ( 0 ) Yorum yaz! Kalici Baglanti

    <<Önceki Sayfa |/|Sonraki Sayfa>>

    Yorum yaz! : Arkadasina Gönder!
    0yorum yazilmistir


    <<Önceki Sayfa |/|Sonraki Sayfa>>

    Son Yazılar

    Son Yorumlar

    Youtube KoLay Giriş
    tr şablon
    ceptelefonu
    gizli no
    slm
    sevmek
    dügüm numarası neden not alırız
    s.a
    SENİN GİBİ 29YTL VERECEGİME
    DİREK LİNK KOYMAMA SEBEBİM

    YASAL UYARI

    Eğer yazılım indirilmek üzere ALEMBURDA tarafından sağlanmışsa, böyle bir yazılımın kısmen veya tümüyle kullanımı, yasal tedarikçisinin veya üreticisinin uygun lisans şartlarına bağlıdır (lisans anlaşması). Bu şartlar, yazılımla birlikte geleceklerdir veya yazılımın üreticisinden/yasal tedarikçisinden elde edilebilirler. Genelde kullanıcı, sağlanan uygun lisans şartlarını kabul etmeksizin böyle bir yazılımı kuramayacaktır. İndirilmek üzere sağlanan yazılım, sadece özel kullanım veya test amaçlı kullanım için sağlanmaktadır. Diğer şekillerde kullanımları suçtur ve medeni kanuna tabiidir. Zorunlu kullanım hakları, bölgeye uygun özel yasa çerçevesinden etkilenmeksizin olduğu gibi korunur. ALEMBURDA, doğrudan veya dolaylı olarak indirilen veri dosyalarının kullanımından kaynaklanan zararlardan sorumlu değildir.

    <