MÜZİK DİNLE
| OLUŞTURAN : BESTOFMUSİC.TK |
Muhasebe / Finansman STAJ DOSYASI
25/11/2008 | Kategori: ODEV_EVI |

MUHASEBE FİNANSMAN BÖLÜMÜ İÇİN HAZIRLANMIŞ STAJ DOSYASI
Yorum ( yok ) Yorum yaz! Kalici Baglanti
Özelleştirme Nedir, Özelleştirmeler ve Amaçları, Özelleştirme Po
25/2/2008 | Kategori: ODEV_EVI |
Özelleştirmenin Amaçları
1. Ekonomik Amaçlar
a. Verimliliği ve etkinliği arttırma kamu kuruluşlarının kar amacı gütmemesi, genel olarak rekabetten uzak olması kuruluşun, ekonominin kıt kaynaklarını kullanması ise ekonomideki verimliliği azaltmaktadır.
b. Piyasa ekonomisini güçlendirmek dünyada şuanda kabul gören ekonomik görüş, liberal piyasa ekonomisidir. Piyasa ekonomisi globalleşmeyle birlikte hızla yayılmakta, dış ticarete açık olan ülkeleri kendi kurallarına uymaya zorlamaktadır. Rekabet koşullarının düzeltilmesi güçlü bir özel sektör, devletin ekonomiden elini çekmesi gibi politikalar serbest piyasa ekonomisinin öncelikli koşullarıdır.
c. Sermaye piyasasını geliştirmek sermaye piyasası derin ve sağlam olan ülkeler, krizden çok daha rahat çıkabilmektedir. Sermayenin tabana yayılmasında en önemli araçlardan biri olan sermaye piyasaları, liberal piyasa ekonomisinin en önemli faktörlerinden birini oluşmaktadır.
d. Döviz gelirlerini arttırmak KİT’lerin yabancı şirketlere satılması, ülkeye yapılan yatırımları arttırmakta, hazineye döviz girmesini sağlamaktadır.
2. Mali Amaçlar KİT’lerin satılmasından elde edilen kaynaklarla, iç(vergi) ve dış(borç) finansman kaynaklarına alternatif sağlanır. Ayrıca devlet bütçesi üzerindeki KİT finansman yükü azalır.
a. Hazinenin KİT’lere sağladığı mali desteğin asgariye indirilmesi
b. Devlete gelir sağlamak
c. Yabancı sermayenin teşvik edilmesi
d. Modern teknoloji ve yönetim tekniklerinin cezbedilmes
Yorum ( yok ) Yorum yaz! Kalici Baglanti
ÖZELLEŞTİRMENİN TÜRKİYE ZARARLARI
25/2/2008 | Kategori: ODEV_EVI |
ÖZELLEŞTİRMENİN TÜRKİYE ZARARI
Özelleştirmenin halkı fakirleştirmemesi, tersine zenginleştirmesi gerekir. Türkiye’de kamu tesisleri satılarak elde edilen fonlar ya siyasî amaçlarla ya da ekonominin açıklarını kapatmak için kullanılıyor. Yeni yatırım yapılmıyor. Böylece hem halkın serveti eksiliyor, hem de -Telekom’da olduğu- gibi toplum satılan kuruluşların gelirinden yoksun kalıyor. Dahası eğer kamu kuruluşu yabancıya satılmışsa, sağlanan kâr döviz olarak dışarıya gidiyor.
Türkiye’de özelleştirmelerin yüzde 70’i blok satış yoluyla, yüzde 13’ü halka arz yöntemiyle yapılmıştır. Oysa bunun tam tersi olmalı, özelleştirmelerin büyük kısmı halka arz yoluyla yapılmalıydı. Çünkü bu tesisler Türk halkının ödediği vergi gelirleriyle kurulmuş, halkın malı olan tesislerdir. Dolayısıyla geniş halk kitlelerinin ortaklığına açılmaları gerekirdi. Örneğin, İngiltere’de böyle yapılmıştır.
2) Hâkim satış yönteminden dolayı, Türkiye’de özelleştirme uygulamasının ekonomik ve sosyal dayanışmaya katkısı olmamıştır. Bu katkıya güzel bir örnek İngiltere ışçi Partisi’nin özelleştirme uygulamalarıdır. İngiltere’de özelleştirmenin sosyal boyutu öne çıkarılmış, “paydaş toplum” kavramı geliştirilmiştir. Paydaş toplum anlayışı, özelleştirmede halka arz uygulamalarına öncelik verir. Blok satışlar yöntemi, ancak “halka arzı” teknik ve mali nedenlerle mümkün olmayan firmaların özelleştirilmesinde kullanılmalıydı.
Bundan başka doğal tekel niteliğinde olan “enerji ve altyapı” alanında üretim yapan firmalarla “mâli kesim”de faaliyet gösteren büyük firmaların özelleştirilmesi yanlıştır.
3) Eğer özelleştirilen tesis yabancıya satılmışsa, bir sorunla daha karşılaşıyoruz: Yabancı girişimci genellikle ihracat eğilimi göstermiyor. Tersine ithalatı artırıyor, büyük alış veriş merkezleri örneğinde olduğu gibi kendi ülkelerinden ithal ettikleri malları yurt içinde satıyorlar. Sonuçta bu şirketlerin ya da yabancı ortaklarının kendi ülkelerine yaptıkları kâr transferleri cari işlemler dengemizi olumsuz etkilemektedir. Nitekim böyle de olmuştur.
4) Türkiye’de özelleştirme süreci işsizliğe yol açmıştır. ışini kaybedenlerin sayısı 16 binin üzerindedir. Öte yandan özelleştirmeden elde edilen gelirler, özelleştirme mağdurlarına iş yaratmak için kullanılmamıştır. Yatırıma dönüşmesi gereken özelleştirme gelirleri hazine hesapları içerisinde âdeta yok olup gitmiş, israf edilmiştir.
5) Bazı özelleştirmelerde hukuk ihlali vardır. Nitekim Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun’un 2. maddesi şöyledir: “Özelleştirme uygulamalarından elde edilecek gelirler genel bütçe harcama ve yatırımlarında kullanılamaz.” Bu hüküm hâlâ yürürlüktedir. Ne var ki aynı kanunun 10. maddesi değiştirilerek gelirlerin Genel Bütçe’ye aktarılmasına olanak sağlanmıştır. Ancak bu durum ilke maddesine aykırıdır. Bu bakımdan özelleştirme gelirlerinin genel bütçeye aktarılması hukukî açıdan tartışmalıdır.
6) Yapılan özelleştirmelerle halkın malı özel sektöre peşkeş çekilmiştir: Türk Telekom A.Ş.’nin sermayesinin yüzde 55’i 6 milyar 550 milyon dolara satılmıştır. Firmanın toplam değeri 11 milyar 909 milyon dolara ulaşmaktadır. Halbuki nüfusu 33 milyon olan Fas’ın telefon şirketi Maroc Telekom’un değeri 13.5 milyar dolardır. Sadece bu kıyaslama bize Türk Telekom A.Ş.’nin satış değeri hakkında çarpıcı bir örnektir.
7) Özelleştirme pahalılığa yol açmıştır. Örneğin telefon, elektrik, gaz, su gibi doğal tekellerde ürün fiyatları artmıştır. Dünyada özelleştirme sonrası konuşma ücretlerine fiyat artışı isteyen tek telefon firması Türk Telekom’dur.
TELEKOM ÖZELLEŞTİRMESİNDE İKİ ZARAR
Telekom’un özelleştirilmesi ekonomimize pek çok zarar vermiştir. Bu zararlar şunlar olabilir: Dış bağımlılığın artması, döviz kaybı, ekonomik yolsuzluk, halkın malının gasbedilmesi, halkın malının özel kesime aktarılması, pahalılığa yol açılması, ulusal güvenliğin tehlikeye atılması, ulusal servet ve pazarların yabancıların eline geçmesi, gelir kaybı, vergi kaybı.
Benim burada yapacağım gözlemler şu iki zararla ilgili: Vergi kaybı ve tekelleşme. Diğerlerinin gözlemi başta üniversite mensupları olmak üzere, genç araştırmacılarımızı bekliyor.
A) Telek om’un Ödediği Vergi Azaldı
Zararın ilk kanıtı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin vergi kaybına uğramasıyla ilgilidir. “Hükümet bir işletmeyi özel sektöre devrederken, sadece bir tesisi değil, daha sonraki yıllarda temettü ve vergi gelirlerinin büyük bir kısmını da devretmiş oluyor. Çünkü özelleştirmelerin hemen ardından olan, genellikle şu: Satılan KİT’lerin ödedikleri vergi oranları düşerken, Hazine’nin gelir kalemleri de azalıyor.” Nitekim Türk Telekom özelleştirildikten, bir yabancının, Lübnanlı Hariri’nin mülkiyetine geçtik ten sonra devlete çok daha az vergi ödemeye başlamıştır. Türk Telekom, stratejik öneme sahip, kâr eden bir kuruluştu
B) Telekom Özelleştirmesiyle Yeni Bir Tekel Yaratıldı
Özelleştirmenin önemli bir sakıncası da bazı hallerde tekele yol açması, ya da mevcut bir tekeli daha muzır bir hale getirmesidir. Telekom özelleştirmesi bunlardan ikinci halin bir örneğidir.
Yorum ( yok ) Yorum yaz! Kalici Baglanti
YABANCI SERMAYENİN ÜLKEYE YARARI NEDİR?
25/2/2008 | Kategori: ODEV_EVI |
YABANCI SERMAYENİN ÜLKEYE YARARI
Yabancı sermayeden beklenen faydalar nelerdir?
İstihdam yaratır, ihracatı artırır, içerde rekabeti artırır, yeni teknolojiler getirir, ülkenin üretim kapasite ve gücünü artırır, v.s. son iki yılda gelen yabancı sermaye bu anlamda Türk ekonomisi üzerinde en ufak bir etkisi olmamıştır. Hatta Türk ekonomisine katkı yaratacak şekilde yabancı sermaye yatırımı, hükümetin takip ettiği ekonomi politikalar sonucu bizatihi engellenmiştir. Dahası ara ve yatırım malları üretiminin bir kısmı ülke dışına kaymıştır. Yani üretim anlamında Türkiye'den yurt dışına yatırım yapılmıştır.
Bir ülkede eğer faiz oranları çok yüksek ise o ülkede yatırım yapılmaz. Yine bir ülkede eğer ithalat ihracattan daha kârlı durumda ise o ülkede yatırım ve üretim yapılmaz, ithalat yapılır. Maalesef Türk ekonomisi böyle bir yapısal dönüşüm içine sokulmuştur. Türk ekonomisinin rekabet gücü adeta yok edilmiştir.
Peki yabancı sermayenin gelebileceği başka kârlı alanlar kaldı mı? Evet enerji özelleştirmeleri. Hükümet seçim yılı sebebiyle gelecek tepkileri düşünerek enerji özelleştirmelerini ertelemiştir. Böylece Türkiye'deki enerji sektörü yabancılara peşkeş çekilmekten şimdilik kurtuldu.
Yine kârlı bir alan olarak duran vergi rekortmeni Manokya'nın işini yapmak üzere bir yabancı şirketin Türkiye'ye geldiğini görmek kimseyi şaşırtmamalı, ancak, Hükümetin diğer konularda yabancı sermayeye karşı hiçbir hassasiyet göstermediği için, bu hususta bir hassasiyet göstereceğini ve bunu engelliyeceğini tahmin ediyorum.
Dr. Fetullah Akın
Yorum ( yok ) Yorum yaz! Kalici Baglanti
Son Yazılar
- Ashampoo Burning Studio 9.12 Multilanguage (Türkçe Dahil) Full
- Yeni Video Açılmıştır ! Herkesi Bekleriz ...
- KAMPANYALAR BÖLÜMÜMÜZ AÇILMIŞTIR !
- Kaspersky Trial Resetter 1.6.0.0 Final (KAV ve KIS Tüm Versiyonl
- Youtube Jacker 3 ile TTNET yasağını siz kaldırın !
- Magix Movie Edit Pro 15 Plus 8 8.0.5.8 [TEK LİNK TAVSİYE EDİYORU
- Internet Explorer 8 Türkçe Nihai Sürüm Çıktı !
- All DeepFreeze AIO v.3.0 - Tüm DeepFreeze Versiyonları Tek Bir P
- Google Earth 5.0.11337.1968 Full
- Windows 7 Teması XP İçindir Full
Son Yorumlar
Youtube KoLay Giriştr şablon
ceptelefonu
gizli no
slm
sevmek
dügüm numarası neden not alırız
s.a
SENİN GİBİ 29YTL VERECEGİME
DİREK LİNK KOYMAMA SEBEBİM
